Anasayfaya Dön

En

Ku

Hızlı Erişim
Web Mail
Kütüphane
Bilgi Edinme
İletişim Bilgileri
Telefon Rehberi

Genel Bilgiler

MİSYON

Batman Üniversitesi Metalurji ve Malzeme Mühendisliği Bölümü; her biri kendi alanında uzman, özgün birikimlere sahip nitelikli öğretim üyesi kadrosu, altyapı ve laboratuar olanakları ile alanında uluslararası düzeyde kabul gören niteliklere ulaşmış Türkiye'nin önder yüksek öğrenim kurumu özelliğini korumak ve geliştirmek amacıyla sürekli gelişme öngörüsü ile bütünleştirmiş bir anlayışın temsilcisidir.

Bölümümüz bu niteliklerini;

- Mevcut mühendislik malzemelerinin özelliklerini araştırma, belirleme ve yeni mühendislik malzemelerini araştırma ve geliştirme bilgi ve becerisine sahip,

- Yeni ürün ve proses tasarımına katkı sağlayacak mühendislik malzemelerinin üretimine, şekillendirilmesine ve korunmasına yönelik teknolojiler konusunda bilgi sahibi,

- Ulusal ve uluslararası düzeyde değişik endüstri ve araştırma kurumlarında üretim, uygulama ve ar-ge çalışmalarında başarı ile görev alabilecek,

- Yaratıcı, kendini sürekli geliştirmeye yönelik öğrenme yetisini kazanmış,

- Kalite ve çevre bilinci oluşmuş ve bunları mesleki yetenekleri ile uygulamaya aktarmaya hazır,

- Sosyal, toplumsal, etik ve ekonomik bilince ve sorumluluğa sahip,

- Çağdaş Metalurji ve Malzeme Mühendislerini yetiştirmeye ve ulusal ve uluslararası düzeyde tartışmasız kabul görecek niteliklere sahip, bilgi ve teknoloji üretimini destekleyecek bilimsel ve uygulamalı araştırmalar yapmaya ve bunları yayınlamaya odaklamıştır.  

VİZYON

Batman Üniversitesi Metalurji ve Malzeme Mühendisliği, insanlığın ve ülkemizin refah ve mutluluğu için; 

- İnsani ve toplumsal değerleri,

- Sürekli gelişme anlayışını,

- Bilimin evrensel niteliklerini,

- Çağdaş eğitim kültürü ve değerlerini temel alarak öğrencilerine verdiği lisans, yüksek lisans, doktora eğitimi ile, Metalurji ve Malzeme Mühendisliği alanında, uluslararası düzeyde kabul gören niteliklere sahip, Türkiye'nin önder yüksek öğrenim kurumu olmayı ve gerçekleştirdiği bilimsel ve uygulamalı araştırmalarla

- Ulusal ve uluslararası düzeyde günümüzün ve geleceğin şekillendirilmesine temel oluşturacak bilgileri üreten ve bunları ulusal ve uluslararası düzeyde yayınlayarak toplumun faydasına sunan bir bilim ve teknoloji merkezi olmayı kendine hedef edinmiştir.

HEDEFLER

-   Matematik, fizik, kimya, fizikokimya ve temel mühendislik konularında güçlü bir altyapıya sahip ve bunları alanında kullanabilen mezunlar yetiştirmek,

-   Modern mühendislik uygulamaları için gerekli teknikler ve donanımlar konusunda bilgi sahibi ve bu bilgileri tasarım, uygulama ve iletişim alanında etkili kullanabilen mezunlar yetiştirmek,

-   Metalurjik üretim yöntem parametreleri arasındaki ilişkiler ile tanımlı / tanımsız malzemelerin yapı - özellik - işleme - performans ilişkilerini standart veya tasarlayacağı deneysel yöntemlerle karakterize etme ve sonuçları yorumlama yeteneğine sahip mezunlar yetiştirmek,

-   Metalurji ve malzeme bilimi ve mühendisliğindeki temel kavramları bilen ve hertürlü malzemeyi yapı - özellik - işleme - performans ilişkileri çerçevesinde değerlendirebilen mezunlar yetiştirmek,

-   Metal ve metaldışı mühendislik malzemelerinin doğal ve ikincil kaynaklardan üretilmesine, şekillendirilmesine, işlenmesine, korunmasına ve yüzey işlemlerine yönelik proses ve teknolojileri derinlemesine bilen ve bunların uygulanmasına ve geliştirilmesine katkı verebilecek mezunlar yetiştirmek,

-   Mühendislik problemlerini tanımlayabilen, çözüme uygun malzeme, sistem, ürün ve proses seçebilen, tasarlayabilen ve bunları kaynakların ve doğanın korunması ve kaliteli üretim öngörüsü ile ekonomik temelleri olan projelere dönüştürebilecek mezunlar yetiştirmek,

-  Mesleki ve etik sorumluluk bilinci oluşmuş, çağdaş ve toplumsal gelişmeleri takip eden, yorumlayan, etkin yazılı ve sözlü iletişim kurabilen, takım çalışmasına yatkın ve sürekli öğrenme gereğini algılamış mezunlar yetiştirmek.

TANIMI VE İŞ ALANLARI

                      Metalurji, metal ve alaşımların, cevher veya metal içeren hammaddelerden, kullanım sürecine uygun kalitede üretilmesini, saflaştırılmasını, alaşımlandırılmasını, şekillendirilmesini, korunmasını, ve üretim - kullanım ömrü içindeki çevresel kaygı ve sorumlulukları da dikkate alarak insanların ihtiyaçlarına cevap verecek özellikte ve biçimde hazırlanmasını hedef alan bilim ve teknoloji dalıdır. Metalurji, konusu itibarıyla, üretim metalurjisi (ekstraktif metalurji) ve fiziksel metalurji (malzeme) olmak üzere iki ana dala ayrılabilmektedir. Üretim metalurjisi, gerek doğada mevcut cevherlerden, gerekse metal içeren hammaddelerden veya ikincil kaynaklardan (hurda, artıklar, baca tozları, vs.) fiziksel ve kimyasal yöntemlerle saf metallerin veya alaşımların üretimi konularını kapsar. 

Üretim metalurjisi, cevher hazırlama aşamasından başlayarak, pirometalurjik, hidrometalurjik ve elektrometalurjik yöntemler uygulamak suretiyle metalin cins ve özelliğine uygun işlemler seçmekte ve diğer endüstrilerde kullanılmaya elverişli ham metal ve saf metaller veya alaşımlar üretmektedir. Türkiye'de birincil kaynaklardan üretimi yapılan başlıca metal ve alaşımlar; demir-çelik, alüminyum, bakır, çinko, kurşun, civa, kadmiyum, ferrokrom, antimon, gümüş'tür. Bir memleketin sanayileşmesinde, demir çelik sanayinin önemi tartışma götürmez bir gerçek olup günümüzde ülkelerin uluslararası gelişmişlik düzeyi, kişi başına düşen demir-çelik üretim miktarıyla ölçülür hale gelmiştir. Son yıllarda Türkiye'de bu alanda olumlu atılımlar yapılmaktadır. Ülkemizde mevcut üç büyük entegre demir çelik tesisine (Ereğli, Karabük ve İskenderun) ilaveten ark fırını ile hurdadan çelik üretimi yapan çok sayıda tesis mevcuttur. Metalurji sektörü, bir ülkenin ağır sanayinin temelini oluşturmaktadır.

Metalurji ve Malzeme Bilimi, metallerle birlikte seramikleri (porselen, fayans, tuğla, kiremit, cam, ateş tuğlası, refrakter malzemeler, özel sermetler, vb. malzemeleri), organik yapı malzemelerini (bilhassa polimerler gibi plastikleri, kauçuk maddesini), çimento, ahşap, fiber ve kompozit malzemeleri, elektrik-elektronik ve manyetik malzemelerini, dişçilik ve tıpta kullanılan malzemeleri, yakıt malzemelerini ve bunların özelliklerinin geliştirilmesini ve üretimini inceleyen bilim dalıdır. İnsanlığın ihtiyaç duyduğu geleceğe dönük mühendislik malzemelerinin, çevresel sorumlulukların göz ardı edilmediği üretim yöntemleriyle üretilmesi ve geliştirilmesi, ancak, hayatımızın her kademesinde karşımıza çıkan teknolojik - ekonomik - ekolojik denge bileşenlerinin her birinin zorunluluk arz ettiği mühendislikler arası bir misyon ve strateji odaklı bir çalışma süreciyle mümkün olabilmektedir. İnsanlık tarihini taş devrinden tunç devrine, oradan da demir devrine ulaştıran bu sanat, bugün temel bilimlere dayalı ve çağdaş medeniyetin kuruluş ve gelişmesine en çok katkısı olan Metalurji Mühendisliği mesleği adı altında bilimsel ve teknolojik bakımdan geniş bir alanı kapsar hale gelmiştir. Tarihi açıdan metal, önceleri doğal halinde kullanılmış ve bu da nabit metallerin şekillendirilmesiyle mümkün olmuştur. İlk kullanılan nabit metaller, bakır ve altındır. Metalurjinin tarihi ile Anadolu Medeniyetlerinin tarihsel gelişimi neredeyse özdeştir. Arkeolojik bulgular bakır üretiminin ilk kez Anadolu ve İran topraklarında başladığını göstermektedir. Bakırı işlemek suretiyle, mızraklar ve çeşitli silahlar yapan insanoğlu daha sonraki yıllarda bakır ve kalayı karıştırarak bakırdan daha sert bir alaşım elde etmiştir. Anadolu'da kalay bulunmadığı için Hititler, bakır ile arseniği alaşımlandırmak suretiyle yeni bir alaşım bulmuşlar ve bütün bu gelişmeler de tunç çağının başlangıcına yol açmıştır. Aynı şekilde ilk demir üretimi de M.Ö. 1500 yılında yine Anadolu'da yapılmıştır. İlk metalurjistlerin ülkemiz topraklarında doğmaları ve insanlık tarihine yön vermeleri bizler için gurur vericidir. Uzun yıllar boyunca Türkiye'nin Metalurji Mühendisi ihtiyacı, Sümerbank, Etibank, M.T.A. (Maden Tetkik ve Arama Enstitüsü), vb. kuruluşlarca, özel olarak seçilmiş elemanlara yurt dışında eğitim yaptırılarak sağlanmıştır. Ancak 1962 yılından sonra ilk defa İ.T.Ü. Maden Fakültesi bünyesinde Metalurji Mühendisliği Bölümü kurulmuştur. Bölümün adı, 1973 yılında Metalurji ve Malzeme Bölümü olarak değiştirilmiştir. Daha sonra 1978-82 yılları arasında, Metalurji Fakültesi olmuş ve 1983 yılında da Kimya Mühendisliği ile birleşerek Kimya Metalurji Fakültesi adını almıştır. Değişen ülke ihtiyaçları, bilim ve teknolojideki gelişmeler sonucu bölüm eğitim programı revize edilmiş ve bölüm ismi 1998 yılında Metalurji ve Malzeme Mühendisliği olarak değiştirilmiştir. Ülkemizde 40. yılını dolduran Metalurji Mühendisliği eğitimi, bugün, kimya, makina, inşaat, uzay-uçak, elektrik-elektronik, çevre ve tıp alanlarına yayılmış çok disiplinli bir bilim ve teknoloji dalı olarak gelişmesini sürdürmekte ve verimlilik, enerji ve hammadde üçlüsü ile uyum içinde olan üretim süreçlerinin sektöre kazandırılmasında önemli rol oynamaktadır. Son yıllarda Metalurji Mühendisliğindeki gelişmeler, genel olarak metalurjik proseslerin optimizasyonu, nümerik simülasyon ve modelleme üzerine yoğunlaşırken, Çevresel Metalurji uygulamalarında da, çevre kirliliğine yol açmayacak nitelikte atılabilir atık üretmek, demetalize edilmiş çözeltiyi kullanılabilir su halinde sisteme geri döndürme şeklinde atık su demetalizasyonu, ikincil kaynakların yeniden değerlendirilmesine yönelik reaktör ve proseslerin dizaynı / geliştirilmesi gibi konular önde gelmektedir. Enerji yoğun işletmelerin başında yer alan elektrometalurji uygulamalarında ise, sonlu elemanlar yöntemiyle hücre dizaynlarında yapılan iyileştirmeler, kullanılan elektrot malzemelerinin yeniden dizaynı ve geliştirilmesi gibi konular önem kazanmaktadır. Yüksek kaliteye ve üstün özelliklere sahip karmaşık şekilli parçaların, toz metalurjisi yöntemleriyle istenilen toleranslarda ve minimum kayıpla ekonomik olarak imalinde önemli rol oynayan, nano boyutta toz ve toz karışımlarının hidro- ve/veya elektro-metalurjik yöntemlerle üretiminin yanı sıra, soy metaller metalurjisi içinde yer alan ve insan sağlığına zarar vermeyen altın ve altın alaşımlarının geliştirilmesi ve üretimleri de günümüz Metalurji bilimi gündeminin ilk sıralarında karşımıza çıkmaktadır.